Suriyeli Mültecilerin Türkiye’deki durumu Karşılaştıkları Temel Sorunlar ve çözüm yolları

 

Suriyeli Mültecilerin Türkiye’deki durumu Karşılaştıkları Temel Sorunlar ve çözüm yolları

Dr.Muhtar FATIH ‏‎Suriye Türkmen Doktorlar Birliği‎‏ BAŞKANİ ‏‎Kamplar Dışındaki Suriyeli Mülteciler Destek Derneği‎‏ BAŞKANİ

Dr.Muhtar FATIH
‏‎Suriye Türkmen Doktorlar Birliği‎‏ BAŞKANİ
‏‎Kamplar Dışındaki Suriyeli Mülteciler Destek Derneği‎‏ BAŞKANİ

 

 

20 Haziran Dünya Mülteciler Günüdür. Dünya Mülteciler Günü, 2001 yılı hazıranında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi.

Dünyada her yıl giderek daha çok insan, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalıyor. Bunların bir kısmı, ülke içinde bir yerlere göç erken geri kallanı da dış göç olarak sınırlar dışına vuruyor. İç göçler için kesin bir rakam verilemiyor, ama dış göçü izleyen uluslararası kuruluşların elinde tümünü yansıtmasa da belirli veriler bulunuyor. Evlerini terk etmek zorunda kalanların üçte ikisini (40,8 milyon kişi) ülke içinde yerinden edilenler oluşturuyor, 21,3 milyon kişi ise uluslararası ‘mülteci’ konumunda. En fazla mülteciye kaynaklık eden ülkeler sırasıyla Suriye, Afganistan ve Somali; mültecilerin yüzde 55’ü bu üç ülkeden geliyor.

Suriye’de 2011 yılından beri 7,9 milyon kişi mülteci konumuna düştü. Onu 2,7 milyon kişiyle Afganistan ve 1,1 milyon kişiyle Somali izledi. Mülteci kaynağı diğer ülkeler ise Güney Sudan, Sudan, Demokratik Kongo, Orta Afrika, Myanmar, Eritre ve Kolombiya olarak sıralandı.Türkiye barındırdığı 3,5 milyon Suriyeli sığınmacı ile rekor sahibi.

2011’den günümüze kadar Suriye’de neler yaşandığını kısaca hatırlayalım.

-Birleşmiş Milletler, kimyasal silahların kullanıldığına dair rapor yayınlamasına rağmen, Rusya ve Çin, Suriye’ye müdahale edilmesine karşı çıktı.

-İnsani yardıma ihtiyaç duyan Suriyelilerin sayısı ciddi rakamlara ulaştı. Çatışmalarda 500.000’den fazla Suriyeli hayatını kaybetti. 100.000 Suriyeli çocuk öldü. 4.5 milyon Suriyeli, komşu ülkelere kaçtı ve 7,5 milyon Suriyeli ülke içinde göç etti. Lübnan, Ürdün, Türkiye, Irak ve Mısır 2 milyondan fazla mülteciye kapılarını açtı. Türkiye, Suriye’deki iç savaşın kısa süreceğini varsayarak Birleşmiş Milletlerin yardımını reddeden tek ülke oldu.

-Haziran 2014’te Beşşar Esad devlet başkanlığına tekrardan seçildi. Rejimin hala güçlü olduğunun ve tavizde bulunmayacağının mesajını verdi.

-Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü Suriye’de güçlendi. Rakka, Tel Abyad, Carabulus ve Halep kırsalında hâkimiyet kazandı. IŞİD eylemleri ile ÖSO’ya büyük zarar verirken, Esad rejimi ise çatışmadan yarar sağladı.

2011 yılının Mart ayında, iç karışıklıkların başlamasından bu yana, günden güne artan sayıda Suriye vatandaşı Türkiye’ye sığınmacı olarak gelmektedir. Suriye’deki insan hakları ihlallerinde 2012 ve sonrasında ortaya çıkan hızlı artış, insani yardım ihtiyaçlarında dramatik artışları da beraberinde getirmiştir. İç karışıklıkların başlamasından bu yana, Suriye ile güçlü tarihi, kültürel ve komşuluk bağları olan Türkiye Cumhuriyeti iç karışıklıklardan etkilenen Suriye vatandaşları için “açık kapı” politikası izlemiştir. Türkiye, gerek sınırları içerisindeki geçici barınma merkezlerinde ve çeşitli illerde, gerekse Suriye sınırları içerisindeki geçici barınma merkezlerinde ve çeşitli yerleşim yerlerinde bu trajediden etkilenen Suriye vatandaşlarına insani yardım sağlamada en cömert davranan ülke olmuştur.

Türkiye şu anda, iki buçuk yıldan bu yana 10 şehirde kurulan 20 geçici barınma merkezinde 200 binden fazla Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapmaktadır. Bunun dışında, geçici barınma merkezleri dışındaki yaklaşık 700 bin Suriyeli sığınmacıya sağlık, eğitim ve gıda yardımı sağlanmaktadır. AFAD Suriyeli misafirlerimizin her türlü ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak üzere, geçici barınma merkezlerinin kurulumu ve işletilmesi için yüksek standartlar oluşturmuştur. AFAD tarafından işletilen geçici barınma merkezlerindeki hizmet ve tesisler, dünyanın hiç bir yerinde benzer merkezlerde bulunmayan standartlara sahiptir.

Suriyeli Mültecilerin Türkiye’deki  Karşılaştıkları Temel Sorunlar

Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin korunmasındaki en önemli sorunlar kayıt, çocukların

korunması, eğitim, kadınların korunması,dil, sağlık ve iş piyasasına erişim konularında

karşımıza çıkmaktadır.

  1. Kayıt, mültecilerin korunması, haklarına ve kamu hizmetlerine erişimlerinin sağlaması

açısından en önemli koruma yöntemidir. Krizin başından itibaren kamplarda kalanların

kayıtları sistematik bir şekilde gerçekleştirilirken, kamp dışındakiler için aynı durum söz

konusu olmamıştır. Paralel ve farklı sistemlerde kayıtlar yapılırken, kamp-dışı nüfusa

ulaşmadaki güçlükler nedeniyle kayıtlar tam olarak tamamlanamamıştır.

Kayıt açısından karşılaşılan başlıca sorunlar kamp-dışındaki nüfusa ulaşma konusunda

karşılaşılan sıkıntılar, Suriyelilerin kayıt olmaya önem vermemeleri ve belirli konularda

oluşan gelecek korkusudur. Birinci engel kamp-dışındaki nüfusa ulaşma, özellikle

mevsimsel veya dönemsel işçi olarak çalışan Suriyeliler sıklıkla yaşadıkları yerleri

değiştirebilmekte ve bu nedenle kayıt merkezlerine erişimlerinde sıkıntı yaşamaktadırlar.

Kayıt için ikinci engel ise Suriyelilerin kayıt açısından kendileri için herhangi bir yarar

görmemeleridir.

Kayıt olmanın önündeki üçüncü bir engel ise, ileride Avrupa ülkelerine gitmeyi planlayan

bazı Suriyelilerin Türkiye’ye geri gönderilme ihtimalleri nedeniyle duydukları kaygılardan

ötürü kayıt olmama düşünceleridir.

  1. Çocukların korunması, Suriyeli mültecilerin %53’ünün çocuk olduğu düşünüldüğünde,

çocukların korunması da Suriye krizinde karşılaşılan en önemli konulardan

biridir. Bu konuda karşılaşılan başlıca sorunlar çocuk/erken yaşta evlilikler, çocukların

eğitime erişimlerinde yaşanan sıkıntılar, çocuk işçiliği, kapasite sıkıntıları, refakatsiz ve

ailesinden ayrı düşmüş çocuklar, çocuğun yüksek yararının tespit mekanizmasının aktif

olarak kullanılmayışı ve doğum kaydı konusunda yaşanan bilinçsizliklerdir.

18 yaş altı evlilikler Türkiye’deki yasal çerçeveye aykırı olsa dahi, çocuk yaşta evliliklerin

oranı AFAD verilerine göre Türkiye’de % 4.5 oranındadır. Çocuk yaşta evlilikleri Suriyeli

aileler birer koruma aracı olarak görseler dahi, konunun sosyo-ekonomik, eğitim,

psikolojik ve sağlık boyutları açısından önemli nedenleri ve sonuçları bulunmaktadır. Bu

konu çocukların korunması açısından mücadele edilmesi gereken en önemli noktalardan

biridir. Bunun dışında eğitime erişimde özellikle kamp dışı çocukların yaşadığı sıkıntılar,

çocuk işçiliği içine sürüklenen çocukların sıkıntılarıyla bağlantılıdır. Çalıştırılan çocuklar

okula gidememekte, okula gidemeyen çocuklar çalıştırılmaktadırlar. Bu kısır döngünün

önüne geçilmesi gerekmektedir. Sosyo-ekonomik güçlükler çeken ve çocuklarını

çalıştırmak zorunda kalan ailelere şartlı nakdi yardım gibi seçenekler geçici birer çözüm

olarak düşünülebilmelidir.

Bütün bu konularla mücadelede psiko-sosyal desteğe ağırlık vermek, kapasite geliştirme

çalışmaları yapmak, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının belirlenmesini sağlayacak bir

mekanizmanın kurulmasını sağlamak, aile birleşimi çabalarını desteklemek ve çocuk ve

genç komitelerinin ve çocuk dostu alanların çoğaltılmasını sağlamak gerekmektedir.

  1. Eğitim, Suriyeli mültecilerle ilgili diğer önemli bir alan ise eğitim alanıdır. Rakamlara

bakıldığında, kamplarda yaşayan çocukların (%80) çoğunluğunun eğitim gördüğünü, kamp

dışında yaşayan çocukların (%14) ise çok azı eğitim görebilmektedir.

Kayıt altındaki tüm Suriyeliler devlet okullarına (1-12. sınıf) kayıt olabileceklerdir.

Üniversiteye erişim açısından dil (Türkçe) ve akademik gereksinimleri (YÖS) yerine

getirebilen kayıtlı olan tüm Suriyeliler üniversitelere kayıt olabilmektedirler.

  1. Sağlık değinilmesi gereken bir başka önemli alanıdır. Geçici koruma yönetmeliğine

göre, kayıtlı olmayan Suriyeliler sadece acil durumlarda sağlık hizmetlerine

erişebilmektedirler. Dil sorunu da sağlığa erişim ve doğru tedavi görme açısından büyük

engellerden birisidir.

  1. Kadınların korunması, Suriye krizinde özel ihtiyaç sahibi olabilecek kadınların

korunması da çok önemli bir husustur. Özellikle acil ve özel bakım ihtiyacı olan toplumsal

cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarının erken tespit sıkıntısı, tespit edilenlerin doğru

merkezlere yönlendirilmesi ve yönlendirilenlerin ise korunmaları konularında ciddi

sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu açıdan daha önce de bahsi geçen kayıt sırasında özel

ihtiyaçların tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda kültürel nedenlerden

ve tabulardan ötürü şikayet çekincesi yaşayan mağdurları hedef alan bilinç artırma,

güçlendirme, fikir alma ve karar verme mekanizmalarına dahil etme gibi önemli adımlar

atılmalıdır. Yine bu konuda da dil sorunu büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sorunlarını ne de olsa anlatamayacağını düşünen mağdurların önünde dil birçok engelden

birini teşkil etmektedir. Bu nedenle dil bilen personeli krizden etkilenen bölgelere atama

gibi yöntemler birer çözüm olarak daha yaygınlaştırılarak uygulanmalıdır.

Aynı zamanda kadınların ihtiyacını ve eksikliğini en çok hissettiği hizmet alanı psikososyal

destek alanıdır. Bu konuda çok ciddi çalışmaların yapılması ve psiko-sosyal destek

sağlayan hizmet vericilerin sayılarını artırmaya ve Suriyelilerin bu hizmetlere erişimini

sağlamaya yönelik önemli adımların atılması gerekmektedir.

 6.Dil Sığınmacıların Türk dilini öğrenmeleri topluma entegrasyon süreçlerini de kolaylaştıracaktır. Kamp dışında yaşayan Suriyeli çocukların Türkçe kurslarına gidememeleri neticesinde eğitimleri de olumsuz yönde etkilenecektir. Bu durum, çocukların adaptasyon süreçlerini geciktirecek ve topluma aitlik duygularının gelişmesini önleyecektir.

Entegrasyon sürecinde eğitim ve dil öncelik verilmesi gereken alanlardır. Hükümet en başından beri sığınmacıların entegrasyon sürecine önem verseydi, toplumun sığınmacılara karşı önyargısı bu kadar hızlı artmayabilirdi. Toplumun sığınmacıları kabullenme kapasitesini de en aza indirmezdi.

  1. İş piyasasına ve sosyal yardım ve hizmetlere erişim, Suriyelilerle ilgili çokça

gündeme gelen konulardan bir diğeri olan iş piyasasına ve sosyal yardım ve hizmetlere

erişim konuları geçici koruma yönetmeliği ile daha netlik kazanmıştır.

Sonuç olarak genel duruma bakıldığında belli başlı birkaç genel sorun tespit

edebilmektedir: Bunlar, Suriyelilerin kayıt altına alınmasının önemi ve kayıtlar sırasında

özel ihtiyaç sahibi kişilerin tespitinin eksikliği (ör. refakatsiz çocuklar, kadınlar, engelliler,

yaşlılar/işkence-tecavüz/şiddet mağdurları,vb.); psiko-sosyal destek ihtiyacı (%55

oranında); her alanda dil/tercüman ihtiyacı; illerde barınma ihtiyacı; özellikle acil

durumlarda ve özel ihtiyaç sahibi mültecilerin hijyen malzemeleri ve yatak gibi temel

ihtiyaç malzemelerinin karşılanması; kamp dışı çocukların eğitime erişimleri ve genel

haklar ve hizmetler hakkındaki bilinçsizliktir

Bu konularda mültecilerle birlikte çalışmak,çözümler üretmek, uygulamak, aktif çalışmak, takibini yapmak, eksikliklerini tespit etmek

ve eksiklere göre programlar geliştirmek ülkemizin yakın geleceğinde önemli yer teşkil

etmeye devam edecek olan Suriyeli mültecilerin yerel halkla uyum içerisinde yaşayabilmeleri

ve korunabilmeleri açısından hepimize düşen görevlerden sadece birkaçıdır.

Kaynaklar:

. Suriye İç Savaşının İnsani Maliyeti: Mülteci Krizi, Oytun ORHAN, ORSAM, Nisan 2014

. Ortadoğu Ülkelerinin Savaş ve İnsani Krizle İmtihanı: Suriyeli Mülteciler Örneği, Sema KARACA, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, 10.02.2014

. Mülteciler ve Ulusal/Uluslararası Güvenlik, Oğuzhan TÜRKOĞLU, Uludağ Üniversitesi İİBF Dergisi, Cilt XXX, Sayı 2, 2011

. International Protection Considerations with regard to people fleeing the Syrian Arab

Republic, Update II / III, UNHCR // Guidelines on Temporary Protection or Stay Arrangements, UNHCR,

February 2014 // 2014 Suriye Bölgesel Müdahale Planı (Türkiye) // Refworld (www.refworld.org) //AFAD verileri // STK raporları.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz